Tarihsel olarak en önemli eski hesaplama aleti abaküstür; 2000 yıldan fazla süredir bilinmekte ve yaygın olarak kullanılmaktadır. Blaise Pascal, 1642’de dijital hesap makinesini yapmıştır; yalnızca tuşlar aracılığıyla girilen rakamları toplama ve çıkarma işlemi yapan bu aygıtı, vergi toplayıcısı olan babasına yardım etmek için geliştirmiştir (http://ogrenci.hacettepe.edu.tr, 2006).

1673’de Alman Wilhelm Leibniz dört işlemi yapma yeteneğine sahip ilk cihazı geliştirmiş ve bilgisayar teknolojisi için şart olan 0-1 temelini atmıştır  (http://www.hiperteknoloji.org, 2006).

Charles Xavier Thomas dört işlemi (toplama, çıkartma, çarpma, bölme)  yapabilen ilk ticari mekânik hesap makinesini 1820’de geliştirmiştir. Charles Babbage fark makinesi adını verdiği otomatik mekânik hesap makinesinin küçük bir modelini 1822’de gerçekleştirmiştir. 1823’de buharla çalışan tam otomatik modelini yapmıştır; bu araç sabit talimat programıyla kumanda edilmekteydi. Herman Hollerith, 1890 yılında delikli kart sistemiyle çalışan bilgisayarı geliştirmiştir. Bu delikli kartlar, bellek deposu olarak kullanılabiliyor, ayrıca bilgisayara programlar ve veriler bu kartlarla verilebiliyordu, böyleceşişlem hızı oldukça artmış ve hatalar da azalmıştır. Howard Hathaway Aiken’in yönettiği bir ekip 1937 yılında Mark-1 adı verilen ilk otomatik dijital bilgisayarı yapmayı başarmıştır. Elektromekânik rölelerle çalışan bu bilgisayar dört işlemin yanı sıra logaritma ve trigonometri fonksiyonlarını çözen özel (alt) programları olup, delikli kart sistemiyle çalışmaktaydı. Yavaştı; bir çarpma işlemi 3-5 saniyede yapılabiliyordu. Buna rağmen otomatikti ve uzun işlemleri tamamlayabiliyordu. Mark-1, Aiken’in yönetiminde tasarlanan ve yapılan bilgisayar dizilerinin ilki oldu. Bu bilgisayarla bugünkü anlamda bilgisayar dönemi başlamıştır (http://ogrenci.hacettepe.edu.tr, 2006). Bilgisayarın gelişiminde Alman Mühendis Conrad Zuse’nin çalışmaları büyük öneme sahiptir. 18 Aralık 1995’de 85 yaşında ölen Alman mühendis Zuse, bugün akademiler tarafından dijital hesap yapabilen ilk bilgisayarın babası olarak kabul edilmektedir. 1942 deşicat ettiği Z3 adlı dijital hesap makinesini sürekli geliştirerek hafıza belleğe ve biner sayılarla boolçe mantığa sahip bir makine haline getirmiştir.

Bu ilk bakışta karmaşık bir düzen gibi gözükse de bugünküğmodern CPU’ların temel yapısını gösterir. Bununla birlikte ‘Plankalkül’ ileşilk programlama dilini ortaya atmıştır. 1910’da Berlin’de doğan Zuse önce makine sonrada inşaat mühendisliğini okumuş, daha okurken monoton hesap işlemlerini, kendi buluşu olan hesap makineleri ile otomatik çözmeye başlamış, 1938’de bir uçak fabrikasında statikçi olarak çalışırken ilk mekânik hesap makinesi Z1 ile kısıtlı programlama olanakları için geliştirmiş veşişlemleri teleks şeritlerine kayıt edebilmiştir. Savaş sırasında şirketi ve Z3 bilgisayarı bombalanmış ama yeni Z4 ü ailesi ile birlikte kurtarabilmiştir. Sığındığı Bavyera’daki bir çiftçi evinde cereyan olmadığı için çalışmalarına ara vermek zorunda kalmış, 1949 senesinde yeni bir şirket kurup faaliyete geçirmiştir. 15 seneşiçinde yanında çalışanların sayısı 1200’ü bulmuş ve dünyada ilk kez bilgisayarları (Z22) seri üretimine başlayarak 102 milyon ciroyapmış, sonra aktif çalışma hayatından ayrılmıştır. Şirketi maddi sorunlara boğuşmaya başlayınca Siemens tarafından satın alınmış, bugün Almanya’da çeşitli teknik ve bilgisayar müzelerindeşicat ettiği Z3 ve Z22 modellerinin çalışan kopyaları halen teşhir edilmektedir ( http://tr.wikipedia.org, 2006).   Bilgisayarlar konusunda en önemli ve hızlı gelişmelerin 2. Dünya Savaşından sonra başladığı görülmektedir. Haward Aitken IBM ileşiş birliği yapmak suretiyle 1944’de MARK I’i tamamlamıştır. Bu bilgisayar küçük kapasiteli olmasına rağmen o günün koşullarında büyük bir başarı olarak kabul edilmektedir. MARK I’e bilgiler delikli kartlarla verilip ve sonuçlar yine delikli kartlarla alınmaktaydılar. 1939’ların sonuna doğru ilk elektronik-dijital bilgisayar Dr. John V. Atanqasoff tarafından Lowa State Üniversitesinde yüksek lisans öğrencilerinin matematik hesaplamaları için tasarlanmıştır.

1958 yılında Jack Kilby ilk işlemciyi (Chip: Çip) yapmış, 1971’de yeni bulunan bir dizi elektronik donanım sayesinde bilgisayarlar küçülmüş ve bir bavul büyüklüğünü almıştır. 1981 yılına gelindiğindeşiBM, ilk PC’yi piyasaya sürerek büyük bir başarıya imza atmıştır. 1990’da bilgisayar teknolojisi özellikleşişlemci ve hafıza alanında büyük ilerleme kaydetmiş ve yazılımda büyük rekabet patlak vermiştir (http://www.hiperteknoloji.org, 2006). 1963 yılından sonra birden fazla transistorün birleştirilerek entegre devrelerin bulunması, bilgisayarın gelişimini daha da hızlandırmıştır. Bilgisayar alanında kısa sürede yaşanan bu önemli gelişmeler sayesinde tonlarca ağırlıkta yavaş işlevi yapabilen modellerden, milyonlarca işlemi çok kısa sürede yapabilen lap-toplar (elde taşınabilen) geliştirilmiştir (http://stu.inonu.edu.tr, 2006). Günümüzdeki bilgisayarlar artık avuç içine girmektedir. 100–150 gram ağırlığındaki bu cihazlar her türlüğmatematiksel işlemi saniyenin milyonda biri hızla çözmektedir. Yüzyılımızın belki en önemli buluşu olan bilgisayarlar veşinternet, artık günlük yaşantımızın her aşamasına girmiştir. Bu cihazlar önceleri belirli amaçlar için kullanılabilmesine karşılık, zaman içinde boyutlarının küçülmesi ve ucuzlaması sonucunda her alanda kullanılır olmuştur (http://www.hiperteknoloji.org, 2006). Bir grup bilim adamı tarafından 1945’de Pennsylvania Üniversitesinde ENIAC (Electronic Numerical Integrator And Calculator) isimli bir bilgisayar yapıldı (~30 ton). ENIAC askeri amaçlar için geliştirildi. Radyo lambaları kullanılıyordu ve MARK I’e göre oranla oldukça hızlıydı. Bu bilgisayar ile elektronik bilgisayara geçiş başlamış ve mekânik donanım yerini elektronik devrelere bırakmıştır. 1946’da Dr. John Von Neumann Princeton Üniversitesinde “Started Program Computer” mantığını ortaya attı. İlk ticari bilgisayar 1946’da (UNIVAC) yapılmıştır. Ticari amaçlarla kullanılabilen ve seri halde üretimi yapılan ilk bilgisayar UNIVAC I olmuştur. Bu bilgisayarın giriş-çıkış birimleri manyetik bant idi ve bir yazıcıya sahipti. Aynı yıllarda IBM 701 bilgisayarı piyasaya çıktı. Bu bilgisayarın vakum tüplü ve basit biçimde programlanabilen bir yapısı bulunuyordu. IBM firması 1958’den itibaren bilgisayarda vakum tüpleri yerine diyot ve transistorları kullanmaya başladı (7090 Modeli). Buna bağlı olarak daha küçük, hafif ve daha az ısınan bilgisayarlar pazarlandı.

Ayrıca bilgi depolama ortamları olarak disk ve tamburlar kullanılmaya başlandı. Tamamen transistorlu bilgisayar 1958’de Seymour Cray (CDC 1604) tarafından yapıldı. 1964 yılından itibaren transistorların yerini bütünleşik (birleşik) devrelerin alması bilgisayar alanındaki gelişmelereşivme kazandırmış; daha hızlı, güvenilir ve maliyeti daha ucuz bilgisayarlar üretilmeye başlanmıştır.

Daha sonra, zaman paylaşımı uyumlu ilk işletim sistemi CTTS  (Compatiple Time-Sharing System) çıktı. 1970 yılından itibaren geniş çapta bütünleşik devrelerin kullanılmaya başlanmasının bilgisayar devrimine yeni boyutlar kattığı görülmüştür. İlk mikro bilgisayar Altair 1975’de, ilk kişisel bilgisayar

(PC-Personal Computer) IBM-PC (International Buisness Machines), Aplleşilk Machintosh’u 1984’de çıktı. Özellikle 1993 yılından itibaren geniş bellekli ve hızlı bilgisayarlar yanı sıra güçlü programlama dilleri veşişletim sistemlerinin ortaya çıktığı dikkatleri çekmektedir. Artık eski bilgisayarlarda kullanılan çekirdek bellek yerine daha ucuz manyetik iç bellekler kullanılmakta ve bilgisayar maliyetleri gün geçtikçe düşmektedir (http://www.hiperteknoloji.org, 2006). Modern bilgisayarların atası sayılabilecek ilk genel amaçlı kendi kendine hesaplama yapabilen araç Charles Babbage tarafından geliştirilen Analitik Makinedir. Bu makine delikli kartlara yazılmış komutlarıişleyebiliyordu

(http://tr.wikipedia.org, 2006).

Bir cevap yazın

E-postanız yayınlanmayacak.

clear formPost comment